AMANRUYA OTELİ

Insanoğlu sürekli bir hareket. Hareketlerin katmanlaşması sonucunda asıl yaşadığı ‘an’lar o hareket süresince. Olayların tezahür ettiği ‘an’a ilk şahit mekandır. Mimarlıksa mekanı ve böylelikle olayları tasarlamaktır. Haliyle Turgut Cansever’in de dediği gibi ‘İnsanın vazifesi dünyayı güzelleştirmektir. Dünyaya en büyük müdahale yapılarla oluyor mimarların görevi dünyayı güzelleştirmektir. ‘ Bir tasarımın en önemli kriteri kullanıcısı mutlu etmesidir şüphesiz. Insanoğlunun mekânası aidiyet hissetmesi, yaşadığı olaylarda ‘ben’ olarak varolabilmesi için doğayla bağının kurulmuş olması gerekir. Amanruya’dan bu bağın harikülade kurulduğunu görmek mümkün. Arayüzün düzenlediği betonarme kolonların belli aralıkları bırakma sırası cephede kullanıldığı doğal taşların doğayla barışık bir mekan hissi uyandırması bunun aşikar temsilidir. Mimarlarından Mehmet Öğün’ün ‘Basit bir duvara bakarken safra gözünüz bir taşa takıldığında, o taş, bulunduğu konumdan mutlu bir şey hissettirmeli.’ Cümlesiyle bir taş nasıl intizam içinde kullanılır, mekanda yardımılık hissi uyandırır anlamış oluyoruz. Mekana girdiğinizde beyaz alanın oluşturulduğu soyutluk alemi hissiyatının sesi birleşimi huzurun bir timsalidir. Sağ tarafta açılan kurmaca dünyada bir çok öğe kullanılmış bulunmakta. Taş duvarın önünde sonsuzluğa açılan havuz imgesi, derzlerin farklı oranlarda kullanımı,

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s