İyiyim Allah’a şükür.

Öğrencilik hayatımın son yazına sıkıştırabildiğim kadar şey tepiyorum hafızama. Bazen taşıyor , bazen boşalıyor ama sıklıkla yoruyor. Okumaya yeni başladığınız bir adam düşünün mesela , öyle çok acıdan bahsetmişki zaten tükenmiş birde sizi tüketiyor. Hareket edemiyorsanız , yaşadıkları sanki kitaptan ruhunuzu deşiyor. Kabak gibi içinizi oyuyor. Ama siz inatla okuyorsunuz çünkü o sanıyor ki hiç kimse görmüyor bunları. Tabi görmek ne kadar ortak olmaya dahil bilemem. Belki anlayamazlar diye düşünüyordur hakkımızda. Haklıdır da kendince. Hepimize göre bizim acımız en acısı değil midir? En büyük aşk bizimkidir mesela , en çok biz özlemişizdir , en çok biz aldanmışızdır…

İnsan ne kadar çok içinde. Ne kadar ‘en’ özelinde. İnsan hep kendisi varmış gibi. Ondan başka acı başka duygu yokmuş gibi. İnsan bencil. Boşuna demiyorlar ‘çiğ süt emmiş’ diye. Kendi yaşadıkları hep ders alınacak şeyler. Her konuda her şeye tavsiyesi var. ‘Bak ben yaşadım sen de yapma kendine bunu’ . Yapma. Kendine bunu yapma. Ben yaptım . Sen yapma. Bak benim hayat tecrübem o sen yapma.

Sorarsanız bana sen naptın diye ben de kendimce ‘en’ yaşadım hep. En çok benimdi her şey. Bağıra bağıra ağlayınca , haklıyı avazım çıktığı kadar savununca , kendimi boğazım patlayana kadar anlatmaya çalışınca bunu tüm dünya görecek sandım. Arkadaşlar aralarında ‘dobra’ dediler. Yalancılar  , dedikoducular ‘kendini beğenmiş’ dediler. İnsan bu der durur demedim. Çıktım karşılarına ‘gel bakıyım sen benim gıyabımda bunu bunu demişsin’ dedim. En yakınıma kadar.

Evime giren , soframa oturan , ekmeğimizi yiyen insan bunu yaptığında kaldım  öyle. Sinirlendim ama zamanla susmayı öğrendim. Bağırsam ne hatta konuşsam ne ki kime ne dedim. Bu seferde ‘bu kızın yediği kazığı da dünyada kimse yememiştir’ dediler. Bu ‘en’i bana onlar verdiler. En çok kazık yiyen. Hayatta haklı oldukları tek sıfattı. Ama ben bunla hep övündüm. Salaklık değildi ben güveniyordum enayi yerine koyanlar utansındı. Utanmadılar.

Dün bir dostum ‘sen iyisin ya sen mutlusun’ dedi. Allah’a şükür dedim. Allah’a şükür mutluyum o adamı okuyana kadar. Böbreğimi falan deşseler ancak bu kadar acırdı galiba içim. Ama dese ki çıkıp ‘kitaplarımdakiler mi yok ya onlar benim hayalgücüm’ yine aynı acıyı yaşarım. Yapma be üstad ben o hikayede seninle beraber Ramazan için ağladım derim. Ramazan. ‘Herkesin her şeyi vardı Ramazan’ın bir fotoğrafı bile yoktu.’

Beni var ederken rabbim merhameti 5 yıldızla vermiş galiba. Nerede görsem, duysam kaybolmuş bir çocukluk içim yanar. Ama öyle bir yanma , ses çıkarmadan olduğum yerde saatlerce sadece göz yaşı akıtırım. Akıttım da. Ramazan’ın hikayesi gerçekse mekanı cennet olsun. Okudum 3 fatiha. Öğrencilik hayatımın son yazından başlamıştık. Bu yazdan. Ta ki o adamı okuyana kadar olan yazdan.

İyiyim Allah’a şükür.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s